Etiket: sosyal meşruiyet

  • Refik Halit, Taleb ve Epstein

    Yakup Kadri’nin Gençlik ve Edebiyat Hatıraları kitabında Refik Halit ile ilgili bölümde şöyle bir şey geçiyor:

    Sonra, bazı alafranga ailelerin ahbaplık etmekten şeref duyduğu İtilaf Devletleri subaylarının hiçbiriyle tanışmamış, tanışmak istememiştir. Hatta, çok kere -bunu pek yakından biliyorum- çaya veya kokteyle davetli olduğu giderken ya kapı önünde işgal ordusuna ait bir iki otomobil, ya da kapıdan içeri girerken vestiyerde birkaç yabancı subayın kasketi görünce tersyüzü geri dönmüştür.

    Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

    Bunu okuduğumda Refik Halit Karay’ın bu halini çok önemsemiştim.

    Bugünlerde Refik Halit’in bu duruşunu değil de sözümona elitlerin ne halt yediklerini konuşuyoruz.

    Her haber sitesi, gazete ve televizyonun bir numaralı konusu: Yeni Epstein belgeleri. Görünen o ki Epstein ile ilişkili elitlerin etik olarak kamuoyunda açıkça savunamadıkları suç ve ahlaksızlıkları kişisel ilişkilerinde hiç de dert etmiyorlarmış. Hatta bu elitlerin içinde Chomsky gibi sistem eleştirisi yapan büyük entelektüellerden kraliyet üyelerine kadar çok farklı önemli kişiler var.

    Epstein gibi ilişkileri ile iş yapan insanların kendileri hakkında söylentilerle de o gücü elde ettiklerini düşünüyorum. Hatta çevrelerinde “Şeyh uçmaz, mürid uçurur” türünde kişiler bulundurdukları görüyorum. Aslında o gibi abartılı övgülerle dolu ortamlarda hepimiz durumun farkında olsak da sessiz kalmayı ve gülümsemeyi tercih ediyoruz. Bazen bana da yöneltilen abartılı övgülere karşı kendimi tutmakta zorlanıyorum, bazen ise susmayı tercih ediyorum. Geçenler benimle tanıştırılan bir holdingin “grup direktörü” ile aslında muhasebe müdürü olan dostumun da CFO olarak tanıştırılmasına susmak zorunda kaldım. Oysa hepimiz biliyorduk ki o lokantada grup direktörü veya bir CFO öğle yemeği için gelmezdi. Acaba bizler de böyle susarak benzer ahlaksızlıkların içinde miyiz?

    Diğer tarafta da Nassim Nicholas Taleb gibi söylenen ile uyumsuzluğu fark ederek görüşmeyi reddeden büyük adamlar var.

    Şimdi kendimi yokluyorum. Şu itibarlı adam gelecek denilse, hakkında bir şeyler biliyor olsam, oradan uzaklaşmayı Refik Halit gibi yapabilir miyim?