Kategori: Genel

  • Son Günlerin Uykusuzluğu

    Son günlerde az uyumak zorunda kalıyorum. Gün içinde çok sıkıntı yaşamıyorum ama az uyuduğumu bilmek acaba problemim var mı diye düşündürüyor. İlginç bir hal!

    Parça parça uyumak, uyuduktan bir saat sonra kalkmak, bol kahve içmek ve çokça C vitamini almakla geceler geçiyor.

    Sürekli böyle yaşamak zor ve sağlıksız olabilir ama yılın belli bir döneminin az uykulu geçmesini açıkçası sağlıklı buluyorum.

  • Kısaca 2022’de Emlak İlanları

    Emlak ilanları için fotoğraf çekiminde ilk balık gözü lensi kim kullandı diye merak ediyorum. Acaba ne düşündü? Odaları daha büyük mü gösterecek dedi yoksa böylece odanın tamamını mı görmüş olacaklar diye düşündü. Niyet önemli ne de olsa…

    Kiralık ev arıyan biri gördüğü fotoğrafın evi göstermede problemli olduğunu düşünse de bir ihtimal ev iyidir diye evi görmeye gidiyor.

    Emlak ilanlarındaki fotoğraflar hayal kırıklığından başka bir şey değil ama ilan açıklamaları bence daha büyük problem. Çok azı ev hakkında doğru ve tam bilgi sunuyor.

    Karşılaştığım bir başka problem ise aynı ev için birkaç ilan olması. Bir siteyi beğeniyorum, üç ilanın olduğunu görüyorum, telefonla arıyorum ama evi görmeye gidince veya yolda aslında tek bir daire olduğunu gerçeği ile karşılaşıyorum. Ev sahibi mi bunu tercih ediyor yoksa emlakçılar mı izinsiz bunu yapıyor bilmiyorum.

  • Taşınamadım!

    Aylardır Ankara’dan İstanbul’a taşınma konusunda gelgitler yaşıyoruz.

    İstanbul’daki ev fiyatları aldı başını gidiyor. İlk kiralık bakmaya başladığımızda fiyatlar bize yüksekti ama şimdi iki katına alıştık gibi görünüyor.

    Bu ay taşınalım diyoruz, ilanlara bakıyoruz, birkaç yer içimize siniyor, emlakçı ile buluşuyoruz sonra ilandaki resimlerle evin ilgisinin olmadığını görüyoruz. Sonra bir süre daha bekleme kararı alıyoruz.

    Dün tam olarak istediğimizi bulduk diye düşündüm. Ev sahibi ile görüşmemiz sırasında söylediği bir cümle beni çok rahatsız etti. İmza atmamıştık ve Ankara’ya çocukları almaya giderken vazgeçtim. Emlakçıya bile tam olarak neden istemediğimi anlatamadım.

    Şimdi döndük başa. Taşınacağız inşallah.

  • Schadenfreude

    Schadenfreude, Almanca bir kelime imiş. Başkasının acısına sevinmek gibi bir anlamı varmış. Google “kötü niyetli sevinç” diye çevirmiş. HaberTürk’te Kürşad Oğuz’un Pascal Bruckner ile yaptığı söyleşide schadenfreude kelimesini duydum.

    Türkçede başkalarının acısınından alınan zevki anlatacak bir kelime bilmiyorum. Diğerlerinin acıları ile ilgileniriz belki ama zevk almak için değil. Kendi acılarımız ile de o kadar ilgilenmeyiz.

    Ekranda Kürşad Oğuz, “Başkalarının başına gelen kötü şeyler, bizi neden mutlu ediyor?” diye soruyor. Bruckner de şöyle cevaplıyor:

    Çünkü başkalarının mutluluğu çoğunlukla çekilmezdir ve onların acısı kendi acımızı avutur. Başkalarının mutsuzluğundan alınan habis zevk, kendi acını avutmanın bir yoludur. Çok aşağılıkça ama çok da insana özgü. İşte bu yüzden Almanlar bu kelimeyi uydurmuş.

    Söyleşinin tamamı okunmaya veya izlenmeye değer. Boşnak Soykırımı’nından, Rusya’ya; aşktan, genç görünme isteğine kadar zevkli bir söyleşi… Tavsiye ederim.

  • Bir Kitaptan Bir Başka Kitaba

    Bugün de yeni bir kitaba başladım. Son günlerde biraz daha artarak bir kitaptan bir başka kitaba süreklenir bir haldeyim. Yanlış bir durum gibi algılanabilir ama sanki o kitaptan alacaklarım o kadarmış gibi geliyor. Bazen yeniden o kitaplara döndüğüm oluyor ama çok seyret…

    Aslında bu durumdan mutsuz da değilim. Evde satın alınmış okunacak çok kitap var. Ömür kısa olsa da kitaplara para vermeye devam ediyorum. Bilmiyorum çocuklarım benim aldığım kitaplara nasıl davranacaklar.

    Storytel‘e aboneliğim olmasına rağmen e-kitaplara da para veriyorum. Önceki cevirisi olmasına rağmen en son Kobo’dan Dune’u satın aldım. Aslında bir ara Twitter’da yazdığım gibi e-kitapların sahipliği meselesi beni düşündürüyor. Mesela Timaş’ın bir e-kitap uygulaması vardı. Timaş duruyor ama uygulaması gitti. Satın aldığım e-kitaplar nerede?

    Şöyle bir şey kullanıma açılsa güzel olurdu: Satın aldığım kitapları, filmleri ve müzikleri blokzincir yapısında bir cüzdan gibi bir yapıya taşıyayım ve sahip olunan dijital varlıklarım bin yıllarca cüzdan sahibi kullanabilsin.

    Güzel olurdu ve belki de daha çok e-kitap satın alırdım.

  • Lafya.com

    Yeni bir alan adı ile bloglama denemeleri… Yeniden bloglamaca…

    Lafya.com’u 2010’da almıştım. Diğer satın aldığım alan adları gibi başlangıçta aklımda ne yapacağım belli idi.

    Olmadı, bir şey ortaya çıkmadı.

    Sonrasında acaba bir şirket adı olabilir mi, dedim. Lafya nokta nokta limited şirketi gibi. Cesaret bulamadım, olamadı.

    Bugün ise alisaglam.com alan adı yerine lafya.com ile bloglamaya karar verdim. Daha önce de entropya.org diye bir denemem olmuştu.

    Büyük heyecanla başlıyorum ama devamında işler biraz karışıyor.

    Bakalım lafya.com farklı mı olacak?

    Hayırlısı…